2 Ağustos 2010 Pazartesi

Anladın mı?

Üç yüz dilde, on bin farklı şekilde de anlatılsa
Bu aşk; köpeklik ile mecnunluk arasında
Lanet bir şey…
Bilmeyene, kadercilik oynatır
Ak diye hep b..a kondurur.
Bilene sadece bir tercih meselesidir.

Öyle ama…
Sevdiğin değilse Leyla…
Sen istediğin kadar mecnun olmak iste.
Ama kızma kimseciklere beklide sorun
Leyla sandığının da, bir zamanlar bir mecnun sandığının olmasıdır.

Suçu yok kimsenin o halde.
Suçsuz iken suçlu da olma o zaman
Övme şu aşkı
Bilinmezliğine bilinmezlik katma.
Değilsen bir büyücü
Ne diye dersin; aşk büyülü bir şey.

Değil büyülü bir şey işte
Kimi etmiş kendini bir mecnun
Mecnunluğuna göre Leylalık derdinde.
Kimi de Leylalığına göre mecnunluk.

Bak bu yönde hiçbir kelam etmeden sen
Sırf güzelliğin değdi diye gözlerime
On bin birinci oldum, kendi şeklimi verdim aşka

Şimdi söylene bana…
Benim suçum mu?
Mecnun sandığın çıktıysa bir şeytan…
Bu kendini Leyla gösterme derdin ne diye?
Fikrinde yoksa Leylalık
Şeytanlık mı gözünde?

Ama bak değil işte bu kul Rahmandan bi’ haber.
Kulluk ile tercih edilmekte tüm mesele

Dizginleri benim elimde olduğu sürece
Aşk sadece nefsimin bir köpeği
Öyle ya hani bırakı versem dizginleri
Köpeğin ediverir beni yolunda…
Ama kula Rahmandan bağımsız tercih mi olur.
Yeter ki değmezsin bir daha güzelliğin gözlerime
Rabbim uydurmaz nefsime!
Mecnun edecek Leyla gelene dek
Bu köpeğin dizginleri kalı verir elimde.

Bak bilmediğin bir şey söylemedim yine!
En sevdiğin Leyla ile mecnun hikâyesi işte.
Anladın mı?
Mecnun dediğim beni Leyla edemedi dedikçe
Beni mecnun edecek Leylalık yok sen fikrinde!

Hiç yorum yok:


Huzursuz bir uykudan uyanınca; ya etrafınızdaki karanlığa yenilip, gözlerinizi sımsıkı kapatırsınız. ya da sadece gözlerinizi açıp, karanlığa alışmasını beklersiniz. Zifir-i Karanlıktaysanız tercihinizi yapmışsınızdır.