
Dünyadaki tek spor dalı futbol değil…
Ülkemizde futbol sporunun en çok izlenen en çok takip edilen spor dalı olması dünyadaki diğer yapılması ve takip edilmesi futboldan daha zevkli bir çok spor dalını gölgede bırakmıştır.
Ülkemizde diğer dünya Ülkerlerine oranla futbola daha fazla ilgi gösteriliyor. Tekil kişilerde bu takım tutma hevesi onun galibiyetiyle sevinme malubiyetiyle üzülme arzuları olarak değerlendirilse de asıl bağlamda özenti den başka bir şey değildir Gerek kişinin kendi özenmesi gerek özendirilmesi ile başlayan bu ilgi zamanla geri dönülmez bir körlüğe yol açmıştır. Bu körlük birçok şeyle birlikte diğer spor dallarına olan ilginin de azalmasına neden olmuştur.
Bu yazıda artık futboldan bıkmış ben ve benim gibiler için diğer spor dallarıyla ilgili ufak tefek bilgiler vereceğim.
Sporun kişilik yapısına uygun olarak yapılabilir sevilebilir bir olay olduğuna inanlardan olduğum için spor dallarını kişiliklerle bağdaştıracağım.
Su altı dalma sporu. Türkiye nin 3 tarafının denizlerle çevrili olduğu düşünüldüğünde yapılabilmesi için olanakların enfazla olduğu spor dallarından biri bireysel bir spor olması rekabeti kendi içinizde yaşamanız kendi kendinizin rakibi olmanız cabası. Bu spor hangi takımlısın o takım şöyle bu takım böyle muhabbetlerinden sıkılanlar için.
İnsanoğlu ilk çağlardan itibaren suyun altındaki zenginliklerden yararlanabilmek amacıyla sürekli olarak dalışlar yaptı. 1500-1700 yılları arasında ise dalgıçların sualtında kalma sürelerini uzatabilmek amacıyla, içlerinde hava hapseden dalış çantaları geliştirildi. 1715 yılında John Lethb Ridge adlı ingiliz araştırmacı her tarafı kapalı, deriden bir dalgıç elbisesi yaptı. 1808'de Friedrich von Drieberg, dalgıcın sırtında duran ve su üstünden basınçlı hava veren bir-kutuda-bir-ses cihazını icat etti. Triton denen bu cihaz, aslında hiç çalışmadı ama dalmada basınçlı havanın kullanılabileceği fikrinin doğmasına yaradı. 1825 yılında W.H. James adlı bir diğer İngiliz mucit, üzerinde sıkıştırılmış hava taşıyan elbiseyi buldu.
1930’lu yıllarda palet, yüz maskesi ve şnorkel gibi dalış araçlarının geliştirilmesi ile birlikte, serbest dalışlarda büyük artışlar oldu. Fransız denizci Jacpues Yves Cousteau ve Emile Gagnan’ın geliştirmiş oldukları dalış regülatörleri sayesinde, 1943’de dalıcılık tarihinde bir devrim niteliğinde olan tüplü dalışlar başladı.
Dalışlar, zaman içinde ihtiyaçları gidermek için yapılan faaliyetler olmaktan çıkarak, sportif bir hobi kimliğine büründü. 1959’a kadar sadece ilgili kişiler tarafından sistematik olarak sürdürülen dalışlar, bu tarihten sonra uluslararası dalma sporu derneklerinin kurulması ile birlikte sportif amaçlarla düzenlenmeye başladı. 1958 yılında kurulan Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu (CMAS), sualtı sporlarının dünya çapında otorite kuruluşudur. Ülkemizde sualtı sporları geniş anlamda 1950’den sonra başladı. Türkiye’de sualtında öncülük eden ve dünyada da ilkler arasında yer alan Caddebostan Balıkadamlar Spor Klübü, 8 Mayıs 1954 tarihinde İdris Başaraner ve Yusuf Ziya İnan’ın girişimleriyle Balıkadamlar Spor Kulübü adıyla kuruldu. Bu kulüpte her yıl açılan balıkadam yetiştirme kursları ile yılda 200’e yakın kişi balıkadam olmakta ve aldıkları ilk ulusal bröve olan BSK brövesi ile dünyanın her yerinde rahatlıkla dalabilmektedirler.
"Balık adamlara ulaşıp balık adam olmak isteyenler http://www.bsk.org.tr/ adresinden bağlantı kurabilirler. Ayrıca bodrum da ilmer dalış klubü Yunus Pense (0252 316 58 90) ve İstanbul üniv. Teknik bilimler meslek yüksek okulu sualtı bölümü.. diğer başvura bileceğiniz kaynaklar"
Yamaç paraşütü. 1980 yılların başlarında birkaç yenilikçi havacının serbest paraşütler ile yamaçlardan koşarak atlamasıyla başlamıştır. Günümüzde pilotlarında tecrübelerinden de faydalın alarak paraşütlerle yüksek tepelerden atlayarak kilometrelerce yükseğe çıkıp saatlerce havada kalına biliyor. Ülkemizde yamaç paraşütçülüğü hızla gelişmektedir.
Ülkemiz uçuşa çok elverişli noktalara sahiptir. Hemen her şehrimiz civarında uçuşa uygun bölgeler bulunabilir. Burada özellikle, Türkiye’nin ve dünyanın en iyi uçuş noktası sayılabilecek Ölüdeniz e sahip olduğumuzu belirtmek lazım. Ayrıca Antalya-Kaş, Denizli, Isparta, Erzincan, Eskişehir, Erzurum, İzmir, Bolu, Akşehir uçuşa elverişli diğer şehirlerimizden bazılarıdır. Yamaç paraşütünü diğer hava araçlarıyla kıyaslarsak öğrenmesi en kolay olanıdır. Belli sağlık koşulları içerisinde hemen herkes yapabilir. Bunun için ülkemizde başvurabileceğiniz birçok kulüp, dernek, kurs, şahıs, şirket, vs. vardır. Bu sporu yaparken kullanacağımız alete yamaç paraşütü, parapente(Fransızca),paraglider(İngilizce) gibi isimler verilir. Yamaç paraşütünün bez kısmına kano pi, kanat veya kubbe adı verilir. Yamaç paraşütünde kullanılan malzemeler teknolojinin gelişmesiyle artık yüksek kaliteli ve güvenilir malzemeler haline gelmiştir. Yeni kanopiler dacron polyesterden dikilirler ve yırtılması çok zordur. Yırtılsa bile özel dikişi ile yırtığın büyümesi engellenmektedir. Oturulan kısmına ise harness denir ve uzun uçuşlarda kullanılan harnesslerde birde yedek paraşüt mevcuttur. Bahsettiğimiz pilot harnesslerde sırt ve yan korumalar bulunmaktadır.Eğitimlerde ise basic harness denilen harnessler tercih edilmektedir.Yüksek irtifa uçuşları mutlaka pilot harnessler ile yaptırılır.Yamaç paraşütünde kullanılan iplerin bir tanesi 130 kg çekere sahip iplerdir ve yamaç paraşütünde onlarca ip vardır.Su geçirmez ve çok hafiftirler.İplerin bağlı olduğu vidaların çekeri ise 410 kg dır. Kolonların bağlandığı kolonların çekeri ise çok daha fazladır. Yer eğitimi ve başlangıç eğitimi genelde biraz yorucu geçer. Fakat ayağınız yerden kesildiği ilk andan itibaren her şeyi unutur gökyüzünün ve uçmanın keyfini, özgürlüğün tadını çıkarırsınız.
"Yamaç paraşütü adrenalin’i sevenler için bire bir spor dallarından biri ilgilenenler.
www.yamacparasutu.net adresinden daha fazla bilgi edinebilirler."
Bu iki sporun da görünen yüzleri bunlar. Günlük yaşamın sitres ve baskısından kurtulmak torunlarınıza çocuklarına anlata bileceğiniz maceralar yaşamak için
Ülkemizde diğer dünya Ülkerlerine oranla futbola daha fazla ilgi gösteriliyor. Tekil kişilerde bu takım tutma hevesi onun galibiyetiyle sevinme malubiyetiyle üzülme arzuları olarak değerlendirilse de asıl bağlamda özenti den başka bir şey değildir Gerek kişinin kendi özenmesi gerek özendirilmesi ile başlayan bu ilgi zamanla geri dönülmez bir körlüğe yol açmıştır. Bu körlük birçok şeyle birlikte diğer spor dallarına olan ilginin de azalmasına neden olmuştur.
Bu yazıda artık futboldan bıkmış ben ve benim gibiler için diğer spor dallarıyla ilgili ufak tefek bilgiler vereceğim.
Sporun kişilik yapısına uygun olarak yapılabilir sevilebilir bir olay olduğuna inanlardan olduğum için spor dallarını kişiliklerle bağdaştıracağım.
Su altı dalma sporu. Türkiye nin 3 tarafının denizlerle çevrili olduğu düşünüldüğünde yapılabilmesi için olanakların enfazla olduğu spor dallarından biri bireysel bir spor olması rekabeti kendi içinizde yaşamanız kendi kendinizin rakibi olmanız cabası. Bu spor hangi takımlısın o takım şöyle bu takım böyle muhabbetlerinden sıkılanlar için.
İnsanoğlu ilk çağlardan itibaren suyun altındaki zenginliklerden yararlanabilmek amacıyla sürekli olarak dalışlar yaptı. 1500-1700 yılları arasında ise dalgıçların sualtında kalma sürelerini uzatabilmek amacıyla, içlerinde hava hapseden dalış çantaları geliştirildi. 1715 yılında John Lethb Ridge adlı ingiliz araştırmacı her tarafı kapalı, deriden bir dalgıç elbisesi yaptı. 1808'de Friedrich von Drieberg, dalgıcın sırtında duran ve su üstünden basınçlı hava veren bir-kutuda-bir-ses cihazını icat etti. Triton denen bu cihaz, aslında hiç çalışmadı ama dalmada basınçlı havanın kullanılabileceği fikrinin doğmasına yaradı. 1825 yılında W.H. James adlı bir diğer İngiliz mucit, üzerinde sıkıştırılmış hava taşıyan elbiseyi buldu.
1930’lu yıllarda palet, yüz maskesi ve şnorkel gibi dalış araçlarının geliştirilmesi ile birlikte, serbest dalışlarda büyük artışlar oldu. Fransız denizci Jacpues Yves Cousteau ve Emile Gagnan’ın geliştirmiş oldukları dalış regülatörleri sayesinde, 1943’de dalıcılık tarihinde bir devrim niteliğinde olan tüplü dalışlar başladı.
Dalışlar, zaman içinde ihtiyaçları gidermek için yapılan faaliyetler olmaktan çıkarak, sportif bir hobi kimliğine büründü. 1959’a kadar sadece ilgili kişiler tarafından sistematik olarak sürdürülen dalışlar, bu tarihten sonra uluslararası dalma sporu derneklerinin kurulması ile birlikte sportif amaçlarla düzenlenmeye başladı. 1958 yılında kurulan Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu (CMAS), sualtı sporlarının dünya çapında otorite kuruluşudur. Ülkemizde sualtı sporları geniş anlamda 1950’den sonra başladı. Türkiye’de sualtında öncülük eden ve dünyada da ilkler arasında yer alan Caddebostan Balıkadamlar Spor Klübü, 8 Mayıs 1954 tarihinde İdris Başaraner ve Yusuf Ziya İnan’ın girişimleriyle Balıkadamlar Spor Kulübü adıyla kuruldu. Bu kulüpte her yıl açılan balıkadam yetiştirme kursları ile yılda 200’e yakın kişi balıkadam olmakta ve aldıkları ilk ulusal bröve olan BSK brövesi ile dünyanın her yerinde rahatlıkla dalabilmektedirler.
"Balık adamlara ulaşıp balık adam olmak isteyenler http://www.bsk.org.tr/ adresinden bağlantı kurabilirler. Ayrıca bodrum da ilmer dalış klubü Yunus Pense (0252 316 58 90) ve İstanbul üniv. Teknik bilimler meslek yüksek okulu sualtı bölümü.. diğer başvura bileceğiniz kaynaklar"
Yamaç paraşütü. 1980 yılların başlarında birkaç yenilikçi havacının serbest paraşütler ile yamaçlardan koşarak atlamasıyla başlamıştır. Günümüzde pilotlarında tecrübelerinden de faydalın alarak paraşütlerle yüksek tepelerden atlayarak kilometrelerce yükseğe çıkıp saatlerce havada kalına biliyor. Ülkemizde yamaç paraşütçülüğü hızla gelişmektedir.
Ülkemiz uçuşa çok elverişli noktalara sahiptir. Hemen her şehrimiz civarında uçuşa uygun bölgeler bulunabilir. Burada özellikle, Türkiye’nin ve dünyanın en iyi uçuş noktası sayılabilecek Ölüdeniz e sahip olduğumuzu belirtmek lazım. Ayrıca Antalya-Kaş, Denizli, Isparta, Erzincan, Eskişehir, Erzurum, İzmir, Bolu, Akşehir uçuşa elverişli diğer şehirlerimizden bazılarıdır. Yamaç paraşütünü diğer hava araçlarıyla kıyaslarsak öğrenmesi en kolay olanıdır. Belli sağlık koşulları içerisinde hemen herkes yapabilir. Bunun için ülkemizde başvurabileceğiniz birçok kulüp, dernek, kurs, şahıs, şirket, vs. vardır. Bu sporu yaparken kullanacağımız alete yamaç paraşütü, parapente(Fransızca),paraglider(İngilizce) gibi isimler verilir. Yamaç paraşütünün bez kısmına kano pi, kanat veya kubbe adı verilir. Yamaç paraşütünde kullanılan malzemeler teknolojinin gelişmesiyle artık yüksek kaliteli ve güvenilir malzemeler haline gelmiştir. Yeni kanopiler dacron polyesterden dikilirler ve yırtılması çok zordur. Yırtılsa bile özel dikişi ile yırtığın büyümesi engellenmektedir. Oturulan kısmına ise harness denir ve uzun uçuşlarda kullanılan harnesslerde birde yedek paraşüt mevcuttur. Bahsettiğimiz pilot harnesslerde sırt ve yan korumalar bulunmaktadır.Eğitimlerde ise basic harness denilen harnessler tercih edilmektedir.Yüksek irtifa uçuşları mutlaka pilot harnessler ile yaptırılır.Yamaç paraşütünde kullanılan iplerin bir tanesi 130 kg çekere sahip iplerdir ve yamaç paraşütünde onlarca ip vardır.Su geçirmez ve çok hafiftirler.İplerin bağlı olduğu vidaların çekeri ise 410 kg dır. Kolonların bağlandığı kolonların çekeri ise çok daha fazladır. Yer eğitimi ve başlangıç eğitimi genelde biraz yorucu geçer. Fakat ayağınız yerden kesildiği ilk andan itibaren her şeyi unutur gökyüzünün ve uçmanın keyfini, özgürlüğün tadını çıkarırsınız.
"Yamaç paraşütü adrenalin’i sevenler için bire bir spor dallarından biri ilgilenenler.
www.yamacparasutu.net adresinden daha fazla bilgi edinebilirler."
Bu iki sporun da görünen yüzleri bunlar. Günlük yaşamın sitres ve baskısından kurtulmak torunlarınıza çocuklarına anlata bileceğiniz maceralar yaşamak için
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder