Düşdüğümü hatırlıyorum, düşmeme neden olan bilmediklerimi. Düşerken çektiğim korkuyu, düştüğüm yerden bakarken hayatıma, çektiğim acıyıda hatırlıyorum. Beni bırakıp giderken sevdiğimin, sırtına düşen saçlarını koklayamacak olmanın acısında hatırlıyorum. Kalkmak için acele etmediğimi, kalkmak için neyi beklediğimide hatılıyorum. Sanırım daha fazla gerçeği, ayakta göremediğim gerçekliği bekliyorum. her biri alfabetik sırayla değilde, benim için imkansızlık dereceleri ile karşıma çıkıp, hep bir sonrakinde dahada çok şaşırışımı hatırlıyorum. Ben her biri için bu imkansız olamaz dedikce, olur, olur dercesine karşıma çıkışlarını. Ağladığımı ve gözyaşlarımın mavi önlüğümün beyaz yakalarını ıslattığınıda ve yeter artık dediğimide hatılıyorum.. Sonunda yettide belki, ama bittiği için değil yeni yalanlara kalkmam gerektiği için. Ben bunu, artık bilmediklerin için acı çekmek yok derken karşılaştığım yalanlarla anlıyorum.
Ve bu gün çok bilmediklerim, az bildiklerimle ayaktayım. artık düşüşlerden korkmuyorum yada acı çekmekden, artık şaşırmıyorum hiçbirşeye. Artık içimde bir tek alışmışlığın rahatlığı yada rahatlıkla gizlemeye çalıştığım acısı var. Artık yapmak zorunda olduklarım için değil yapmak istediklerim için düşüyorum. Ama düştüğümde ağlayamıyorum, çünki artık üstümde ağlamalırımı mazur gösterebileceğim beyaz yakalı mavi önlüklü çocukluğum yok.
Ne olursa olsun yalan gerçeklerim ben sizi düşdüğümde de ayaktada olsa seviyorum sizi benim olduğunuz için seviyorum siz beni sevmiyor gözüksenizde ben sizi bırakıp gitmediğiniz için seviyorum.. ben artık sadece benden olan sizi seviyorum.
alicanefe
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder