22 Aralık 2012 Cumartesi

Tren idi, öküz idi. Tren idi, öküz idi...

Kendi çapında eğlenen bir varlığın, eğlencenin bittiğini anlaması biraz zor oluyor. Eğer eğlencenin bittiğini kimsenin artık gülmemeye başlması ile anlıyorsak bu böyle. Şimdi ağzın ayrı, beynin ayrı, en nihayetinde parmakların ayrı telden çalıyorsa. Arada bir koordinasyon kurulamadı ise. Bitmiyor, bitemiyor saçmalama ile sürdürülen acı törpüleme, halı altına keşke süpürmeler.

Var işte kendi çapında küçük bir dünyamız ve bu dünyada her zaman iyiler kazanmıyor. İthal bir kötünün zaferine her yaklaşıldığında. Kişisel korunma dürtüsü ile ortaya çıkardığımız yerli kötüye zafer bahşediyoruz. Bu bir sorun değil ama. Mantık stalizatörlerimiz devrede, en kötü fikri bile mantıklı hale getire bilen bu stalizatörün çıkarımı "Hey dostum rayda gitmesi gereken tren bile arada bir raydan çıkıyor. Sonuçta durup hayatını raya sokmaya çalışan herkes, hayatını raya değil, rayı hayatına sokmuştur.. Ki o ray acıtır ve hiç çıkmaz." oluyor.

Ya duygusalsın öküzsün, ya mantıklısın öküzsün. Güzel görünen bir öküz olabilirsin, Güzel mööölüyor dahi olabilirsin ama öküzsün işte.. Eğer hayatın boyunca geçen bütün trenlere başını kaldırıp sadece bakmakla yetindi isen öküzsün.

Yeterince "neye bakıyorsun be öküz" lafını duymuş olmalısın. Kendini tren sanan ineklerin arasından sıyrılma vaktinin geldiğini anlaman için daha kaç tren geçmesi gerekiyor bilmiyorum.. Seni farkındalığa götürmeyen anlamışlıklardan kurtulmalısın artık. Afet koordinasyon kurulun acil toplanmalı.

"Tamam dostum eğlence bitti" demelisin onlara

Hadi biraz da iş konuşalım...

13 Eylül 2012 Perşembe

Sistem (System)

* Sistem, kaybolduğu idda edilen kullanıcıları, kayıp ilan etmek için 24 yahut 48 saat beklemez. Sistem içerisinde bir kullanıcının varlığı ve yokluğu "anlık"tır. Sistem varlık ve yokluk hakkını kendisinde tutmaz, kullanıcılara bırakır. Bu hak devredilemez fakat karar aşamasında etkiye açıktır.

* Sistem her mala bir amele sözü vermez. Sistem amelelikte gönüllülük esası arar. Az amele sistemin suçu değildir. Ve bir suçlu belirtmek mecburiyetinde değildir. Suçlu arama konusunda ısrarcı olan kullanıcılar sistemin yönlendirmesi olmaksızın, "mal çok" sonucuna ulaşırlar. Sistem bu kullanıcıların kendi mallıklarını yüzüne vurmaz. Ayrı bir grupta kumelendirip bir birleri aralarında mallık-amelelik oynamalarına göz yumar. 

* Sistemin şansla olan ilişkisi kozmik bir durum değildir. Sistemin iyi bir hamleyi ödüllendirmesi, sistemin hataları cezalandırması durumundan hiç farklı bir işlem değildir. Hata yapanların çokluğu, iyi hamle yapanların azlığı durumu. Sistem içerisindeki kullanıcıların, yaptıkları hatalardan ders almamalarından kaynaklanan basit bir denklemin sonucudur. 

* Görünen en bariz gerçek sistemin "ama"lar üzerine calıştığıdır. Çünki sistem donanımları kullanıcıların algılarına göre dağıtmaz. Mesela sistemde zenginlik - dostluk ile eş değer bir donanımdır. Ve sistem içerisinde eş deger iki donanıma aynı anda sahip olamazsınız. Bu doğrultuda sistem kullanıcısına örnek verdiğim donanımlar soz konusu olduğunda net olarak şu mesajı vermektedir. "Zengin olabilir
sin ama gerçek dostluğa hasret yaşarsın." Sistem, sözlü mulakatla çalışmadığı için donanımlarınız seçimleriniz üzerinden dağıtılır. Burada ortaya çıkan gerçek, dostunuzu paraya tercih etmediğiniz sürece zengin olamayacağınızdır. Sistem satacağınız için banka hesabınıza bir sıfır ekleme sözü vermez. Sattığınız dostunuzun sistem içerisindeki ederi ters orantılı olarak çalışır aktif olmayan kullanıcıları satmak, sistemin yanlış hamle yapana ceza sistemine yardımcı olmak olarak değerlendirildiği için, "sisteme yardımcı olundu" notu ile verilecek donanımın sistem içerisindeki degeri arttırılır.

* Sistem, uğuruna ölmediğiniz konular için %100 haklılık sözü vermez. Ölüm sonrası kazanacağınız %100 haklılık onayı. Yaşayanlara devredilemez.

* Sistem, sizin dürüst yahut yalancı olmanız üzerinden işlem yürütmez. Sistem geneli kapsar ve her iki kişilik halininde aynı oranda yasam hakkı vardır. Sistem, sözlü mulakatla çalışmaz. Kimin kazanıp kimin kaybettiği ile ilgilenmez. Sistemin ilgilendiği tek konu ne kadar aktif bir "kullanıcı" olduğunuzdur. Sistem için en iyisi, sistemi ve içindekileri en iyi kullanan kullanıcı kişisidir.


Heyelan

Bebeğim algıda seçicilik var diyorlar.
Kime soralım "algıya tabi miyiz?"
Kızlar babalarına aşık olur diyorlar.
Babana benzeme ihtimalim kadar
Birlikteliğimize bahis koyuyorlar.
Bu adamlar tezgahı nereye kuruyorlar
Utanmadan "pazarda tanıştık" diyorlar.
Çengelköy hıyarının yanında
Badem gözlümü pazarlıyorlar.

30 Ağustos 2012 Perşembe

Ücretsiz Saçmalama Seansları

Erkek olmak bi' tabi mastürbasyonun ta kendisidir. Rasyonel falandır işte. Anlata-biliyor-muyum? Hı hı bir kaç evet, bir kaç hayır... Sahipmiş gibi yapma duygusu daha mı kibar olurdu diyorsunuz? Evet, şu an bunu ben diyorum ama sizde onaylıyor musunuz? Hı hı bir kaç evet, bir kaç hayır... Dahiyane fikirlerin babası olmakla ünlü değilim biliyorum. Tamam aslında ben ünlü biride değilim. Ama geçmişim çok iyi üvey babalık yaptığım fikirlerle dolu. Emin olabilirsiniz. Hatta sora bilirsiniz. Bir telefonun çok çalması ile hiç çalmaması arasındaki periyodik ilişkiyi, telefonu hiç çalmayan birinin gözünden anlata bilirim. Bunu ister misin.? Bi' dakika diğerleri nereye gitti? Hayır, asıl sorum şu; Sen niye gitmedin? Neyse bak, 2 yıl anlama garantisi veriyorum. yıldan sonra bitişik bir "da" var. Bak yalan söylemiyorum. de,da'ları ayrı yazamıyorum diye mi? terk ediliyorum diye düşünüyor olmam seni korkutmasın. Sürekli bu kadar manik-depresif değilimdir. Çok düşünüyorum evet haklısın. Çok konuştuğumda doğru ama düşündüklerimin 4/1'ini söylemeyi öğrenmiş halim bu! Bir bu kadar yıl sonra hiç konuşmamayı da becere bileceğimi umuyorum.

İnkar edilebilir bütün sistemlerin mucidi insandır. Tanrının sistemlerini sadece keşfede biliyoruz. Trajı-komik nedir? Haritada bir karış mesafede olan birinin aslında gerçekte kilometrelerce ötede olması mı? Yo hayır bu olmadığına eminim. Peki ya o'nu özlemek. "Sevgilim bana sürekli seni seviyorum diyeceğine. Sürekli seni özledim desin" diyen andaval ben değilim ama. Özlemiş birinin altına sahne, önüne seyirci koysak ne olur? Kapalı gişe oynar mı? Biletlerini geri vermek isteyenler yüzünden, görevlinin kaçmış olması sebebi ile kapalı olan bir gişeden bahsediyoruz evet. Çok zekisiniz.

Çok duygusal bir erkek olduğumu düşünüyorsanız. Bu henüz sizinle bir ilişkimiz olmadığından sebeptir. Çünkü kaç kişinin "öküz" olduğumu düşündüğünü gayet iyi biliyorum. Hem duysal hemde öküz olmayı aynı bedende, söz konusu farklı kişiler olduğunda becere bildiğine inandırılmak. İnsanı kişilik bölünmesine götüren bir durum değil mi? Ama zaten bir insan herkese aynı davranamaz öyle değil mi? Yani düşünsenize sevgilinize davrandığınız gibi bir arkadaşınıza davrana bilir misiniz? Ya da iş arkadaşınıza? Cevapların "Tabi ki de davranamazsın" olduğunu duyar gibiyim. Ama size davranmalısınız desem. Yani herkese canım deseniz de sadece sevgilinizle yatsanız olmaz mı? "Genele yayılmış her gariplik doğal kabul edilir." Yani herkes tek gözlü olsa, tek gözü olan birine garip diye bilir miyiz? Eşcinsellik neden artık doğal kabul ediliyor sanıyorsunuz?

Yapacak bir şey yok: Gençtik, ekmek arası seviyorduk, garson "burada mı paket mi?" diye sorduğunda heyecan yaptık. Ama hakkını verelim güzel paketlediler. Hala açamıyoruz. Acımız büyük ikametgahı fildişi sahillerine alıyoruz. Kütük-lüğümüz vatan topraklarında kalıyor. Hayde bre biz boşuna mı saçmalıyoruz. Doğmamış olduğum için kaçırdığım kurtuluş savaşını banttan oynatıyoruz. Anlamamışsın "Seni çıplak gördüm" deyip herkesten farklı olduğunu iddia etmen. Taksim meydanında soyunduğum için bir gece nezarette kalmama neden olur sadece. Ben genelde ölümsüzüm. Ama yinede şakalarını bıçaksız yapmalısın.

Kartviziti olanlar kartvizitsizleri eziyor: Ülkenin kısa özeti. Bir bardak su mutludur. Bunu hiç düşünmüyoruz. Gülmece dergileri çıkarıyorlar. Ağlamaca dergisi isteyen okuru görmezden geliyorlar. Birileri ağlamak istiyor. İnanamıyoruz. Karşımızdaki insanın bizi anlamamasından değil. Yanlış anlamasından korkuyoruz. Stephen King tarafından mı yazıldık? Dario Argento mu yönettti gecelerimizi! "Bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla" diyenler kasapta mı satılıyor?

İmam "merhumu nasıl bilirdiniz" diye soruyor. Bir kaç eş dost cemaat "iyi bilirdik" diyorlar hep bir ağızdan, bağırıyorlar mı inliyorlar mı? Tabuttan net duyulmuyor. İmam da inanmıyor benim gibi herhalde. Doğruyu söylemeleri için iki şans daha veriyor. İmam pes ediyor. Ben bağırıyorum "Yalan söylüyorsunuz". Çok kızıyorlar sen kime yalancı diyorsun deyip. Toprağa gömüyorlar.

Sonra uyanıyor muyum ne?

26 Ağustos 2012 Pazar

Harp

Birazda "bile bile lades!" bu harp.
Göz çukurunda sipere yat.
Fiili taaruz emri verilene dek.
İşaret "en büyük yalandır."
Parola "aşk!"

7 Ağustos 2012 Salı

Eskici

Mantık eleğinden olunca süzgecim.
Hilafsız biliyorum, bak ne dileyeceğim.
"İlk olmayı beceremeyenlere,
Son olmayı nasip etsin Rabbim"
"Ukala" diyenlere, odur ki diyeceğim.
Hırka giymek değil benim derdim.
Bulduğumu-bulunduğumu anlamak tek niyetim.
Evet, o çıkmaz sokaktaki "eskici" benim.
İkinci şansları hep suistimal edeceğim.
Belamı dileyenlere bile amin diyeceğim.
Çünkü; (Amcası-Teyzesi)
Çok terbiyesiz bir çocuktur benim nefsim.
Sebepsiz değil, sadece sebep değilim.
İsteyene cennet benim.
İstemeyene, cehennemin dibindeyim.


3 Ağustos 2012 Cuma

Yalnızlık

İronik harplere, maiotik siperler kazılıyor görüyorum.
Adıma kartvizit yetiştiriliyor Çengelköy'de,
"Tasdik ettiklerimi ikrar etmiyor" diye.
Kemiksiz dilime kızmış, çalışmıyor kalbim.
Soruyorum...
Ben niye "Starting box"daki yerimi bir türlü alamıyorum?.
D'ötü kalmış "Gong" sesini duymuyor, yarışmacı yanım.
Soruyorum...
Lan! Ben şimdi Fildişi sahillerinde niye zifte basıyorum?
Annem neden iftara hep "zeytinyağlı demagoji" yapıyor?
Yanlış anlama, ben adisyona ne yedik içtik diye bakmıyorum.
Sadece bu yüzyıla yakışsın diye, totale hep "yalnızlık" yazıyorum.

Huzursuz bir uykudan uyanınca; ya etrafınızdaki karanlığa yenilip, gözlerinizi sımsıkı kapatırsınız. ya da sadece gözlerinizi açıp, karanlığa alışmasını beklersiniz. Zifir-i Karanlıktaysanız tercihinizi yapmışsınızdır.